Masalların Erginlenmeci İşlevi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Masalların Erginlenmeci İşlevi

Mesaj  Admin Bir Salı Eyl. 11, 2007 12:57 pm

Masalların Erginlenmeci İşlevi
Masalların kökeni ve anlamı üzerine gelişen tartışmalarda hangi tarafta yer alınırsa alınsın, masal kahramanlarının başlarından geçen serüven ve sınavların hemen her zaman erginlenme törenleri ile bağıntılı olduklarını yadsımak olanaklı değildir.

İlk bakışta masalların yalnızca çocukları eğlendirmek için yazıldıklarını düşünebiliriz. Kalıplaşmış karakterler, olanaksız durumlar, konuşan hayvanlar ve her defasında insanı rahatsız edecek kadar mutlu gelişen sonlar, masalların vazgeçilmez nitelikleridir. İkinci bir bakış, masal metnine gizlenmiş bir ya da birkaç ders bulunduğunu ortaya koyar: yabancılarla konuşma, tembellik yapma, söz dinle, anneni ve babanı sev.

Üçüncü bakış, Bruno Bettelheim’in “The Meaning and Importance of Fairy Tales” (Peri Masallarını Anlamı ve Önemi) adlı kitabında vurguladığı gibi, masalların amaç ve değerlerini, içerdikleri zengin anlam düzeylerini anlayabilmekle kendini ortaya koyar. Diğer edebiyat türlerinden farklı olarak masallar, çocuğu kendi kişiliğini keşfetmeye yönlendirirler, karakterinin gelişmesi için ne tür deneyimlerin gerekli olduğunu belirtirler.

Jung, adını bireyleşme olarak koyduğu sürecin, aslında egonun insan yaşamının amacı olan bütünselliğe doğru gelişmesi olduğunu ve bunun da pratikte erginleşme sınavlarına benzer deneyimler sayesinde oluştuğunu gözlemler. Masalların da, gençleri çeşitli yaşam krizi aşamalarından geçişlerinde yönlendiren, erginlenme yöntemlerinden olduklarını ileri sürer.

Çağdaş kültürümüzde giderek uzayan yetişkinlik dönemi (12-13 yaşlarından ölüme dek), belirgin fiziksel değişimlerle başlar. Açıkça görülmeyen, aynı dönemde eşdeğer önemde psişik değişimlerin de oluşmasıdır. Ergen, bilincinde yeni açılan alanları doldurmak ve bezemek için ek bilgiye gerek duymaktadır. Çağdaş yaşamda, çocuklukta edinilen bilgilerin benzerleri, bu kez bir ölçüde daha geliştirilmiş biçimde, bireye aktarılmaya devam edilir. Oysa aslında ergenin gerek duyduğu, böyle sıradan bilgiler değil, bireyi topluma bağlayan, zaman ve mekan ile sınırlı olmayan, bireye kendi özgünlüğünü, tekilliğini ve topluluktaki diğer bireylere benzerliğini öğretecek, kör inançla tıkanmamış bilgilerdir.

Ergenlik yaşlarının başkaldırıcı tutumu şaşırtıcı değildir. Birey o yaşlarda, yaşamın gizlerini öğrenmesi gerektiğini sezgisel olarak kavrar, ancak bunu nasıl arayıp soracağını bilemez. Böylece yetişkinlik, bireyin belirli kabullenmelere boyun eğişi anlamını taşır. Çağdaş toplum yetişkine, yaşamın gerçek anlamını bulabilme yerine, verim sağlayan bir ürün olabilme yeteneğine bağlı olarak statü kazandırır. Böyle bir amaçla yola çıkılınca çağdaş eğitimin, içsel anlamlardan çok bilginin dışsal biçimlerine, simgelerden çok işaretlere, ritüelden çok sözlere, kavramlardan çok olgulara ağırlık veriyor olması hiç de şaşırtıcı değildir

_________________
avatar
Admin
Admin
Admin

Erkek
Mesaj Sayısı : 777
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 30/06/07

Kullanıcı profilini gör http://www.elaziz.the-up.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz